Obezite Cerrahisi
Obezite Cerrahisinde Bütüncül Yaklaşım: Gastroenteroloji ve Genel Cerrahi
Obezite, günümüzde sadece estetik bir kaygı değil; kalp damar hastalıklarından tip 2 diyabete, karaciğer yağlanmasından eklem problemlerine kadar tüm vücudu etkileyen ciddi bir metabolizma hastalığıdır. Obezitenin kalıcı ve sağlıklı bir şekilde tedavi edilebilmesi için Gastroenteroloji ve Genel Cerrahi uzmanlıklarının uyum içinde, multidisipliner bir yaklaşımla süreci yönetmesi hayati önem taşır.
Gastroenteroloji Penceresinden Obezite Tedavisi ve Hazırlık Süreci
Obezite cerrahisinde ilk adım ameliyat değil, doğru değerlendirmedir. Sindirim sisteminin durumunu net bir şekilde ortaya koymak cerrahinin başarısını doğrudan etkiler.
Ameliyat Öncesi Endoskopik Değerlendirme: Obezite cerrahisi planlanan her hastaya öncelikle mutlaka gastroskopi (endoskopi) yapılmalıdır. Midede ülser, gastrit, mide fıtığı (hiatal herni) veya Helicobacter pylori bakterisi olup olmadığı kontrol edilir. Varsa, cerrahi öncesi bu sorunlar tedavi edilerek midenin ameliyata en sağlıklı şekilde girmesi sağlanır.
Ameliyatsız Tedavi Seçenekleri (Endoskopik Yöntemler): Cerrahi için uygun olmayan veya vücut kitle indeksi (VKİ) ameliyat sınırının altında olan hastalar için Mide Balonu veya Mide Botoksu gibi tamamen endoskopik (ameliyatsız) yöntemlerle kilo kaybı desteklenir.
Karaciğer Yağlanması ve Sindirim Sağlığı: Obezitenin en büyük hasar verdiği organlardan biri karaciğerdir. Gastroenterolojik takip ile hastanın hepatosteatoz (karaciğer yağlanması) düzeyi değerlendirilir ve tedaviyle organ fonksiyonlarının normale dönmesi hedeflenir.
Genel Cerrahi Penceresinden: Obezite (Bariatrik) Cerrahisi
Diyet, egzersiz ve ilaç/endoskopik tedavilere rağmen kalıcı kilo veremeyen ve obeziteye bağlı yandaş hastalıkları (şeker, tansiyon, uyku apnesi vb.) olan kişilerde en etkili çözüm Obezite Cerrahisi‘dir.
Tüp Mide Ameliyatı (Sleeve Gastrectomy): Kapalı (laparoskopik) yöntemle midenin yaklaşık %80’inin uzunlamasına çıkarıldığı, günümüzde en sık uygulanan işlemdir. Mide hacmi küçüldüğü için porsiyonlar azalır, aynı zamanda çıkarılan bölgeden salgılanan “Ghrelin” (açlık hormonu) seviyesi düştüğü için hastanın iştahı ciddi şekilde kapanır.
Gastrik Bypass (Mide Baypası): Hem midenin hacminin küçültüldüğü hem de ince bağırsağın bir kısmının by-pass edilerek (atlanarak) emilimin azaltıldığı yöntemdir. Özellikle şiddetli Tip 2 diyabeti ve ileri derece reflüsü olan hastalarda tercih edilir.
Kapalı (Laparoskopik) Cerrahinin Avantajları: Obezite ameliyatları karın bölgesine açılan milimetrik deliklerden kapalı yöntemle yapıldığı için; hasta çok kısa sürede ayağa kalkar, enfeksiyon riski düşer ve günlük hayata dönüş son derece hızlı olur.




